- Servis: Oyunun başlangıcında yapılan vuruş. ...
- Ace: Rakip oyuncunun topu vuramamasına neden olan vuruş.
- Love: 0 puan.
- Deuce: 2-2 puan eşitliği.
- Advantage: Bir oyuncunun bir puan önde olması durumu.
- Set: Oyunun bir bölümü. ...
- Match: Oyunun tamamı.
Walkover (WO), tenis dilinde "Yürüyerek Kazanma" anlamına gelir ve bir oyuncunun rakibi tarafından turnuva boyunca müsabaka yapmak için gerekli olmayan nedenlerden dolayı turnuvanın devam etmemesi durumunda verilen bir skor durumudur.
Tenis terminolojisine göre; Retirement (ret.); bir oyuncunun herhangi bir nedenle (genellikle sakatlık yüzünden) "maç esnasında" oyunu bırakmasıdır. Eğer oyuncu "maç başlamadan" bırakırsa bu duruma "walkover" (w/o) denir. Eğer oyuncu maçtan önce veya maç esnasında oyunu bırakırsa mağlup sayılır.
15 dakikalık gecikmeler rakip için “Walkover (Hükmen Kazanma)” nedenidir. “Walkover” sadece başhakem, gözlemci hakem veya turnuva sorumluları tarafından yapılabilir. Oyuncular turnuvayla ilgili bütün gelişmeleri web sitesinden takip etmekle yükümlüdürler.
Teniste "love" kelimesi sıfır puanı temsil eder. Bu kullanım 1800'lerin sonlarından beri mevcuttur ve nasıl ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemektedir. En olası teori, sıfır puana sahip olanların, kaybettikleri skora rağmen "oyun aşkı" için oynamaya devam etmeleridir.
WTA ya da açılımıyla Kadınlar Tenis Birliği (İngilizce: Women's Tennis Association) 1972 yılında Billie Jean King tarafından kurulan profesyonel kadın tenisçiler birliğidir.
15 ve 30 tek heceli ve kolay telaffuz edilirken, 45'in söylenişinin zorluğu yüzünden 45 (quaranta-cinq) yerine 40'ın (quaranta) tercih edilmesiyle, zaman içinde bu puanlama sistemi benimseniyor.
Wild card, bir tenis turnuvasına davetli olarak katılmanızı sağlayan bir özel davettir. Genellikle, turnuvayı düzenleyen organizasyon, turnuva dışında kalan bir tenisçiye wild card verir ve bu tenisçi turnuvaya direk olarak katılabilir.
Dolayısıyla 15-0 derken sıfır yerine l'oef kullanılmış ( onbeş-löf ) bu da Love kelimesinin fonetiğine çok benziyor.
Oyuncu ayrıca topa hafifçe dokunarak topun filenin hemen ötesine düşmesini sağlayabilir. Bu da düşürme vole olarak bilinir.
Tenisin kökenleri Orta Çağ'da, Fransa'da ortaya çıkan bir oyun olan "jeu de paume"a dayanıyor. Bu oyunda oyuncular, elleriyle topu karşı tarafa atarak oynuyorlardı. 16. yüzyılda raket kullanılmaya başlanınca oyun bugünkü tenisin temellerine yaklaştı. Modern tenis, 19. yüzyılda İngiltere'de şekillendi.